Gayrimenkul: Kiralamak mı Satmak mı
Elinizdeki daire ya da dükkân için verilecek karar, çoğu kişide duyguyla başlıyor: "Mülk mülktür, elden çıkarılmaz." Oysa gayrimenkul kiralama satış tercihi, aslında iki ayrı yatırımın yan yana konulup ölçüldüğü bir hesap işi. Bir tarafta kira geliri + potansiyel değer artışı, diğer tarafta satıştan çıkacak nakdin başka araçlarda üreteceği getiri var. Aşağıdaki adımlar, bu karşılaştırmayı tahminden çıkarıp sayıya bağlamanız için sıralanmıştır.
Adım adım karşılaştırma
-
Brüt değil, net kira verimini bulun. Brüt verim = yıllık kira ÷ mülkün bugünkü piyasa değeri. Ama karar bu sayıyla verilmez. Aidat, emlak vergisi, DASK ve sigorta, yıllık ortalama tamir-bakım payı, boş kalma riski (örneğin yılda 1 ay), varsa yönetim/emlakçı komisyonu ve gelir vergisi düşülmelidir. Net verim, brütün genelde belirgin biçimde altında çıkar.
-
Değer artışını ayrı satır olarak modelleyin. Toplam getiri = net kira verimi + yıllık reel değer artışı. Burada kritik ayrım nominal ile reel arasındadır: enflasyon kadar artan bir fiyat, satın alma gücü olarak sizi yerinizde tutar. Mülkün bulunduğu bölgede kira ve fiyat artışının enflasyonun üstünde mi altında mı seyrettiğine dair kendi gözleminizi muhafazakâr bir varsayıma çevirin, iyimser senaryoyu tek senaryo yapmayın.
-
Satışta elinize geçecek net nakdi hesaplayın. Satış fiyatı ile bankaya girecek tutar aynı değildir. Emlakçı komisyonu, tapu harcı payınız, taşınma/boşaltma maliyetleri, varsa kalan konut kredisinin kapatılması ve satış kazancına ilişkin vergi yükümlülüğü düşülür. Türkiye'de konutun satın alma tarihinden itibaren beş yıl geçmeden satılması, değer artış kazancı vergisi açısından farklı sonuç doğurur; kendi durumunuz için güncel mevzuata veya bir mali danışmana bakmak, vergi planlaması tarafında en yüksek getirili yarım saatiniz olabilir.
-
Fırsat maliyetini tanımlayın. "Satıp ne yapacağım?" sorusuna net cevap yoksa karşılaştırma eksiktir. Alternatif; mevduat, tahvil ve sabit gelir araçları, yatırım fonları ya da hisse ağırlıklı bir portföy olabilir. Alternatifin beklenen getirisini vergisi düşülmüş halde yazın. Elde tutma kararı, mülkün toplam getirisinin bu alternatifi aşmasıyla mantıklı hale gelir.
-
Kırılma noktasını çıkarın. Formül basit: elde tutmak ancak net kira verimi + beklenen reel değer artışı > alternatif net reel getiri ise avantajlıdır. Örneğin net verim %3 ve alternatifin reel net getirisi %5 ise, mülkün her yıl enflasyonun en az 2 puan üzerinde değerlenmesi gerekir. Bu şart size gerçekçi görünmüyorsa sayı, satış yönünü işaret ediyor.
-
Kaldıraç ve nakit akışını ayrıca test edin. Kredili bir mülkte kira taksiti karşılamıyorsa her ay cebinizden para çıkıyor demektir; bu, borç stratejileri açısından gizli bir sızıntıdır. Tersine, düşük faizli eski bir kredi hâlâ ödeniyorsa satmak bu avantajı da bitirir. Karara krediyi dahil ederken faizi ve kalan vadeyi mutlaka hesabın içine koyun.
-
Portföy ağırlığına bakın. Toplam varlığınızın %70-80'i tek bir gayrimenkulde ise sorun getiri değil, konsantrasyondur. Tek kiracı, tek bina, tek sokak riski taşıyorsunuz. Portföy çeşitlendirmesi mantığı, gerekirse "kısmen sat, kalanı elde tut" gibi ara çözümleri de meşrulaştırır.
-
Kararı yazılı bir kurala bağlayın. "Net verim %2,5'in altına inerse", "boşluk süresi iki dönem üst üste 3 ayı geçerse" ya da "büyük bir yenileme masrafı yıllık kiranın yarısını aşarsa" gibi eşikler belirleyin ve yılda bir kez gözden geçirin. Böylece karar, piyasa haberlerinin ruh haline değil kendi verinize bağlı kalır.
Örnek hesap iskeleti
| Kalem | Elde tutma senaryosu | Satış senaryosu |
|---|---|---|
| Başlangıç değeri | Mülkün piyasa değeri | Satış fiyatı |
| Doğrudan giderler | Aidat, vergi, sigorta, bakım | Komisyon, harç, taşınma |
| Boşluk |