Kişisel finansta pratik rehber

Dolar ve Euro Yatırımı Ne Zaman Yapılmalı

Döviz, Türkiye'de en çok konuşulan ama en az planlanan yatırım kalemi. Çoğu kişi kuru izler, yükselişi görür, panikle alır; düşüşte ise "biraz daha bekleyelim" der. Oysa döviz yatırımı zamanlaması bir tahmin yarışması değil, karşılaştırmalı getiri hesabı ve kural belirleme işidir. Aşağıda döviz pozisyonu açmadan önce sırayla yapılması gereken analizleri, sayısal karşılaştırma mantığıyla ele alıyoruz.

Önce doğru soruyu sorun: koruma mı, getiri mi?

Döviz iki farklı amaçla tutulur ve bu iki amacın zamanlaması birbirinden tamamen farklıdır:

  • Koruma (hedge): Yurt dışı eğitim, ithal ürün alımı, döviz cinsi borç veya seyahat gibi ileride kesin bir döviz ihtiyacınız var. Burada "iyi kur" aramak yerine ihtiyacın vadesine yayılmış alım yapmak doğrudur; amaç kâr değil, belirsizliği sıfırlamaktır.
  • Getiri (spekülatif/portföy): Amacınız reel kazanç. Bu durumda dövizi tek başına değil, TL faizi, hisse, tahvil ve fon alternatifleriyle karşılaştırmak zorundasınız. Portföy çeşitlendirmesi stratejisini ele aldığımız yaklaşımda döviz, tek başına bir yatırım değil, bir korelasyon aracıdır.

Adım adım: pozisyon açmadan önceki 8 kontrol

  1. Vadeyi yazın. 6 ay, 3 yıl ve 10 yıl için doğru cevaplar farklıdır. Kısa vadede kur hareketi neredeyse rastgeledir; uzun vadede enflasyon farkı belirleyici olur. Vadesi belirsiz döviz pozisyonu, ilk sert dalgalanmada satılır.
  2. Faiz farkını (carry) hesaplayın. TL mevduat/para piyasası fonu getirisi ile döviz mevduatı getirisi arasındaki fark, kurun başabaş artış oranını verir. Örnek kurgu: TL tarafında yıllık net %35, döviz tarafında %2 getiri varsa, dövizin kazanabilmesi için kurun 12 ayda yaklaşık %32 artması gerekir. Kur bu eşiğin altında kalırsa döviz nominal olarak yükselse de alternatif maliyeti nedeniyle kaybettirir. Bu hesabı yapmadan "dolar yükseldi, kazandım" demek yanıltıcıdır.
  3. Reel kura bakın, nominal kura değil. Kurun rakamı sürekli yukarı gider; anlamlı olan, kurun yurt içi–yurt dışı enflasyon farkına göre pahalı mı ucuz mu olduğudur. TCMB'nin yayımladığı reel efektif döviz kuru endeksi bu karşılaştırma için kullanılabilir: endeks uzun dönem ortalamasının belirgin altındaysa TL "ucuz", üstündeyse TL "pahalı" kabul edilir. Alım için ikinci grup daha risklidir.
  4. Dolar mı euro mu, pariteyle karar verin. Bu soru aslında EUR/USD paritesi sorusudur. Harcaması euro olan biri (Avrupa'da eğitim, Schengen seyahati) doları alıp sonra euroya çevirmekle iki kez makas maliyeti öder ve parite riski taşır. Kural basit: gelecekteki harcamanızın para birimini tutun. Getiri amaçlıysanız Fed ve ECB faiz patikaları arasındaki farkı izlemek gerekir.
  5. Zamanlama yerine kademeli alım kurun. Tek seferde girmek, tek bir güne bahis oynamaktır. Ayda bir sabit tutarla alım (maliyet ortalaması), ortalama kurunuzu piyasa ortalamasına yaklaştırır ve karar yorgunluğunu bitirir. 12 ayda 12 eşit dilim, uzun vadeli koruma amaçlı pozisyonlar için en sade ve en dayanıklı yöntemdir.
  6. Enstrümanı bilinçli seçin. "Döviz almak" tek bir şey değil:
AraçGetiri kaynağıDikkat edilecek nokta
Efektif (nakit)Sadece kur artışıMakas geniş, saklama riski, faiz yok
Döviz mevduatıKur + düşük faizFaiz genelde sembolik, stopaj oranları TL'ye göre farklı
EurobondKur + kuponKredi riski ve fiyat dalgalanması, minimum tutar
Döviz cinsi/serbest fonKur + portföy getirisiYönetim ücreti, içerik şeffaflığı
Altın/kıymetli madenOns + kurDövizle korelasyon tam değildir
  1. Maliyetleri toplayın. Alış–satış makası, transfer/komisyon ücretleri ve vergi. Kısa vadede sık işlem yapan biri, kurdan kazandığını makasa geri verir. Yıl içinde 6 kez giriş-çıkış yapmak, tek pozisyona göre maliyeti kat kat artırır. Vergi tarafında araç bazlı farklılıklar olduğu için vergi planlaması boyutunu da hesaba katmak gerekir.
  2. Payı ve yeniden dengeleme kuralını baştan yazın. Örneğin: "Portföyün %25'i döviz cinsi; pay %32'yi geçerse fazlasını satıp TL varlığa aktarırım, %18'in altına inerse tamamlar